Başarının esas olarak yetenek, azim, zeka, sıkı çalışma, risk alma gibi bireysel unsurlara dayandığını düşünebilirsiniz. Belki de bu özelliklerin hepsini taşıdığınızı fakat bu özelliklere sahip olmayan kişilerin sizden daha başarılı olduğunu düşünüyor da olabilirsiniz. Peki başarı temel olarak hangi unsurlardan kaynaklanır? Şansın bu yoldaki rolü denir? Hayattaki şansımızı nasıl arttırabiliriz? Gelin hep beraber cevaplayalım.

Eğer başarı tamamen ‘‘IQ’’ seviyemizle doğru orantılı olsaydı bugün dünyanın en zeki insanlarını en başarılı insanlar olarak tanımlayabilirdik. Günümüz Birleşik Krallığı’nda ortalama insanların ortalama IQ seviyesi 100 iken nüfusun üçte biri 115 üstünde bir değere sahip ve sadece yüzde 1’lik kısmı da 135 veya üstü bir değere sahip. Fakat başarının IQ ile olan doğru orantısını düşündüğümüzde bu sayılar halen istenilen seviyede değil.

Aynı senaryoyu sıkı çalışma konusunda da görebilmek mümkün. Tekrardan Birleşik Krallığı baz aldığımızda ortalama çalışma saatlerinin haftada 38 saat olduğunu ve bu değerin yıllarca sabit kaldığını görürüz. Belki siz bir iş için haftada 60 veya 70 saat çalışabilirsiniz ama bu uzun süreler boyunca sürdürülebilecek bir çalışma aralığı kesinlikle değildir. 

Peki maddi başarı tamamen zeka-yetenek ikilisiyle veya çalışılan saatlerle açıklanamıyorsa başarıyı etkileyen temel unsurlar nelerdir?

Şansın Başarıdaki Görülmeyen Yeri

İtalya’da yürütülen bir takım araştırmalar göstermiştir ki şans başarıda birçok insanın tahmin edemeyeceği kadar büyük bir yer oynuyor.

‘‘Başarı ve şans arasında mutlak bir ilişki keşfettik. Bir dizi şanslı olaya rastlayan bireysel yetenekleri süper yetenekli insanlardan az olan kişilerin bu olaylar sonucunda başarıya ulaştığı görülmüştür.’’

Bu şanslı olayları başarıya ulaştırabilmek için kişilerin belirli bir yeteneğe sahip olması gerekir. Bu yeteneğin belirli bir tanımı olmazken sıkı çalışmaya olan motivasyondan yetenek-zeka ilişkisine kadar her şey olabilir. Fakat yetenek tek başına asla yeterli değildir. Araştırmalar büyük yeteneklere sahip olan insanların başarılı olan insanlar grubunun sadece küçük bir kısmını oluşturduğu kanıtlamıştır.

‘‘Bu gerçek dünyada sıkça rastlanılan bir olay. Bunun gibi  kişilerin zeka seviyesinin çok üst seviyelerde olmadığı fakat bir şekilde büyük ölçüde zenginlik ve başarıyı yakaladığı örnekler dünyanın her tarafında var.’’

Şansımızı Nasıl Arttırabiliriz?

Araştırmalar bu şanslı olayları kendi lehine kullanabilmeyi başarabilen insanların hayatta daha başarılı olduğuna dikkat çekiyor. İnsanların hayatta büyük öncelikli işleri olduğunu bu amaçta ne kadar meşgul olduğuna bakınca karşılarına çıkan fırsatları değil değerlendirebilmek o fırsatları fark edemediğini görüyoruz. Bu insanlar şanslarının önünden yürüyüp geçiyor ve günün sonunda kendilerini hayata şanssız olarak doğduğuna inandırıyor. Peki şans unsuru nasıl arttırılabilir?

  • Sizi hangi şeyin nasıl heyecanlandıracağını düşünün. Eğer hayata dair bir heyecanınız varsa şansınız daha da artar.
  • Bir dizi şanssız olayla karşılaştığınızda kendinize ‘‘ Acaba doğru yolda mıyım?’’ ‘‘Akıntının tersine doğru mu yüzüyorum?’’ gibi soruları sorun. Belli ki sizin için bazı şeyleri değiştirmenin vakti gelmiş.
  • Açık görüşlülük, gelişim odaklı zihne sahip olma, kendi konfor alanının dışına çıkma, yeni fırsatları keşfetme gibi unsurlar da şansınızı tetikler.
  • Hedefleriniz hakkında net olun çünkü bu sizin karşınıza çıkan fırsatları görebilme ve değerlendirmenizi sağlar.
  • Rahat olun. Stres yükü ve yorgunluğun arttığı zamanlarda iyimserliğimiz gittikçe azalır. Artık kendimiz ve ihtiyaçlarımız için düşünmeye başlarız. Kendimizi rahat ve mutlu hissettiğimizde ileriye dönük düşünebilir ve karşımıza gelen fırsatları değerlendirebiliriz.
  • Kendinizi doğru insanlarla çevreleyin. Etrafınızda bulunan insanların bir nevi kendinizin aynası olduğunu düşündüğümüzde doğru kişilerin şansınızı arttıracağı  su geçirmez bir gerçektir.

Dünyaya McDonald’s’ı tanıtan Ray Kroc hayatında şansa inanan biri değildi. Kendisi McDonald kardeşlerle tanışmadan önce yıllarca satış elemanı olarak çalıştı.Onun McDonald kardeşlerle tanışmasını tamamen şans olarak tanımlayabiliriz. Fakat onda McDonald kardeşlerde olmayan bir vizyon vardı. Tek amacı Amerika’nın dört bir köşesinde McDonald zincirleri kurmaktı ve bunu başarıyla yapabildiğini çok net bir şekilde görebiliyoruz.

‘‘Şans terlemenin bir kâr payıdır. Ne kadar terlersen o kadar şanslı olursun.’’-Ray Kroc

Denilmek istenen şudur ki şans yaptıklarınızın getirdiği bir sonuçtur. Diğer bir deyişle doğru kafa yapısını benimseyerek siz de şanslı olabilirsiniz. Sağlıkla ve Sinerjiyle kalmanız dileğiyle.