Hepimiz hayatımızın bazı zamanlarında bu sorunla karşılaşıyoruz. Bu yazı sizin de dikkatinizi çektiyse, siz de bu anlardan birini yaşıyor olabilirsiniz. Bu yazımızda, gelecek kaygısını içimizden söküp atamasak da nasıl başa çıkabileceğimizden bahsedeceğim. Keyifli okumalar.

Neden Gelecek Kaygısı Yaşarız?

Hayatta hepimizin hayalleri vardır. Biz bu hayallerimizi gerçekleştirmek, iyi bir geleceğe sahip olmak için çalışır ve çabalarız. Ancak hayatımızın bazı noktalarında önemli kararlar vermemiz ve geçmemiz gereken “Bölüm sonu canavarı” karşımıza çıkar. Örnek vermek gerekirse; lise veya üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci bu hissi yaşar. Çünkü geleceği hakkında endişelenir, kaygı duyar. Ya kazanamazsam düşüncesi hep aklının bir kenarındadır. Aynı şekilde iş arayanlar da bu hissi yaşar. İş bulamama endişesi yaşar. Genel bir cümle kullanmak gerekirse geleceği hakkında belirsizlik yaşayan herkes bu hissi yaşar. Özellikle herkesin birbirinden daha donanımlı olma yarışına girdiği 21. yüzyıl dünyası ve zorlu koşullar gelecek kaygısını daha sık hissetmemize sebebiyet veriyor. Eğer gamsız biri değilseniz bu hissi hayatınızdan bir anda çıkarmak pek mümkün değil. Ancak sizi bir parça rahatlatacak önerilerimiz var.

Kendine Güven

Yapacağın işte başarısız olma endişesi herkeste olan bir endişedir. Doğru düzeyde olduğu sürece sizi başarıya götürmede etkin rol oynar. Ancak fazla endişe tam tersi bir etki yapar. Başarabileceğiniz bir işte başarısız olmanıza neden olur. Sürekli başarısız olacağım diye düşünmek kendinize olan güveninizi zedeler. Bunun yerine pozitif düşünmek ve kendinize inanmak sizi başarıya götürür. Ama sizin de bildiğiniz gibi hiçbir şey yapmadan sadece pozitif düşünmek yanlış bir davranıştır. Hedeflerinize ulaşmak için çalışmak ve gayret göstermelisiniz. Bir diğer önemli konu ise; bazı şeyleri gözünüzde çok fazla büyütüyor olabilirsiniz. Bu durum sonucunda da yoğun kaygı ve stres oluşur. Yolun sonuna gelip başardığınızda anlayacaksınız ki aslında bu kadar endişe ve strese gerek yokmuş. Duyduğunuz gereksiz stres size zarar olarak kalır. Kendine inanmak, çalışmak, pozitif düşünceler ve gerekli miktarda kaygı size fayda sağlayacaktır.

Planlı Ol

Gelecek kaygısı yaşamamızın en büyük sebeplerinden birinin belirsizlik olduğunu söylemiştik. Kimse gelecekte ne olacağını henüz göremeyeceği için bu belirsizlik hep olacaktır ancak siz planlı bir şekilde yaşayıp hedeflerinizi belirlerseniz bu kaygıyı büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Planlamadan kasıt tabii ki gününüzün her saatini planlayın anlamında değil. Örneğin; üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci gitmek istediği üniversite ve bölümü önceden planlayıp hedeflerse, hem çalışma programını daha bilinçli yapar hem de yaşadığı belirsizlik kaygısından kurtulmuş olur. Böylece hedef belirlememiş olan bir öğrenciye göre daha avantajlı konuma geçer.

Kendini Kıyaslama

Kabul edelim ki bunu birçoğumuz yapıyoruz. Gerek sınıf arkadaşımızla, gerekse iş arkadaşımızla olsun yapıyoruz. Özellikle karşımızdaki kişinin bizden daha iyi olduğu bir konu hakkında kıyas yapıyorsak motivasyonumuz yerle bir oluyor. Kıyastan mümkün olduğunca kaçının çünkü karşınızdaki kişinin içinde bulunduğu şartlar ile sizin şartlarınız birbirinden çok farklı olabilir. Aslında bu durumun pozitif etkileri de olabilir. Karşımızdaki kişiden daha iyi olmak için daha çok çalışabiliriz ama her insanda bu etki görülmez ve tam tersi bir etki olması durumunda kişinin psikolojisi altüst olabilir.

Hobi Edinebilirsin

Çok klişe gibi görünse de işe yarayan bir yöntem. Boş zamanlarında yapmaktan zevk aldığın, şartlarına uygun bir hobi edinirsen biraz kafanı dağıtıp rahatlayabilirsin. Hatta ve hatta edindiğin bu hobiyi çok sevip ileride bir meslek haline bile getirebilirsin. Bolca örneği bulunan bir durum. Boğaziçi’nde inşaat mühendisliği okurken memnun olmayıp ikinci sınıfta bırakan, şu anda da yönetmen ve senaristlik yapan Emin Alper bu duruma bir örnektir.

İzlediklerin ve Dinlediklerine Dikkat Et

Kendini iyi hissetmediğin bir anda dinlediğin ya da izlediğin herhangi bir şey seni daha da kötü hissettirebilir. Kafa dağıtmak için açtığın bir filmde gördüğün sahne, aslında herkes için çok normalken, sen bu sahneden fazlasıyla etkilenebilirsin. Aynı şey dinlediğin müzikteki sözler için de olabilir. İzleyeceklerin ve dinleyeceklerini çok dikkatli seç. Moralini bozacak, psikolojini olumsuz yönde etkileyecek içeriklerden kaçın. Bu tarz içerikleri istediğin zaman kapatabilirsin ama çevrende bulunan kötü niyetli insanların ağzını kapatamazsın. O yüzden, bu tür seni kötü etkileyen insanlarla da görüşmeyi kes. 

Yalnız Kalma

Yalnızlık bazen iyi gelse de sonuçta hepimiz sosyal varlıklarız. Tüm sorunlarını, endişelerini içine atarsan sonunda kocaman bir stres topuna dönüşürsün ve artık yaptığın, izlediğin, dinlediğin, yediğin hiçbir şeyden zevk almamaya başlarsın. Sorunlarını içine atmak yerine arkadaşınla, kardeşinle veya ailenle paylaşabilirsin. Emin ol bir şekilde sana yardımcı olmaya çalışacaklardır. Eğer çok fazla yalnız kalırsan kendi iç sesinle konuşmaya başlarsın ve gelecek kaygısı çektiğin bir dönemde, iç sesin sana pek de iyi şeyler söylemeyecektir. Arkadaşlarımızla pek görüşemediğimiz bu pandemi döneminde ailenizle yapacağınız aktivitelerin ve sohbetlerin kaygınızı azaltmada büyük etkisi olacaktır. Tabii evinizde beslediğiniz bir dostunuz varsa birçok insandan daha şanslısınız. İnsanlar sizi dinlemek istemese bile o size asla git demeyecektir. 

Bu yazımızda sizlere gelecek kaygısını hafifletmede yardımcı olabilecek yöntemleri sıraladık. “Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman başarılı olacak bir yol vardır.” der Stephen Hawking. Unutmayın ki hayata bir kez geliyorsunuz, onu da hakkını vererek yaşayın. Bu kaygı ve endişelerinizin ileri bir boyutta olduğunu düşünüyorsanız, lütfen psikolojik destek istemekten çekinmeyin. Sağlıcakla kalın, hoşça kalın.