Fotoğraf: Jason Peterson

Bul beni!
Bir çocuğun dudaklarında saklarım gülüşlerimi.
Bir köy eşrafının sofrasında..
Bir ikindi çayında, kaçak demlenişlerde..
Bul beni!
Üzerimden bu kederden sararmış ceketimi al.
Uyut beni bir dervişin topuklarında.
Sözcükler kemik gibi batıyor,
Varlığını dahi unuttuğum sol göğsümdeki uzvuma.
Gel birlikte taşınalım göğün masmavi olduğu diyarlara.
Beni de alalım yanımıza.
Bilirsin intihar güneş gibi ısıtır tenimi geceleri.
Freud’un tabutu geçiyor göz kapaklarımdan.
Kimliğimi tırnaklarımla parçalayasım geliyor.
Her ölüm ihaneti taşır yaşayana.
Akşam vakti yolculuğun kaçınılmaz olduğu zamanlarda.
Bul beni!
Dağlarda yonttuğum öfkemi bırakıp gidelim.
Damarlarım salıncak olsun senin çocukça sevdana.
İlk öldürdüğüm insan değilsin içimde.
Gel dirilt kendini.
Sonbaharı hapsettim göğüs kafesime.
Onu hürriyetine kavuşturmak adına en sonunda kendimi öldüreceğim.
Bu içimdeki şairin Fransız balkonunda nefes alması zordur.
Bilirim çarpık düzen bir gün hayatımın sonu olacaktır
.

Dedim ki ona;
Tam bu gece işlendi cinayetler.
Bütün öksüz çocuklara bu gece ev sahipliği yaptı dünya.
Şu bağrımı yakan eşsiz güzelliğin,
Bu gece verdi katlime fermanı.

Dedim ki ona;
Biz kaybettik o kazandı.
Her şeyi aldı ve götürdü bizden uzaklara.
Kimi yağmurlarda yandı, kimi çöllerde boğuldu.
Kazanan yine o oldu.
Adını her anışımda bir parçamı kaybettiğim çaresizlik.

Yorgunduk, bıkmıştık, tükenmiştik.
Gözyaşlarımız kirli değildir yemin içtik.
Hüzün doğuştan kazanılır adıyla süslenmiştir.
Yüzün sınırlarını ihlal ettiğim bir savaşın eşiğidir.
Ters giden bir şeyler vardı sen doğru giderken hayatımda.
Bul beni!
Bütün ayak izlerim sokaklarda kayboluyorken,
Sen yeniden nüksediyorsun gönlümden.
Bul ve büyüt içimde öldürdüğüm çocukluğumu göğsünde.
Bul ve büyüt!
Adını bir başkasının adıyla anmadan,
Sözcüklerinle dirilt,
Aşık olmadan bir başkasına beni.
Aşık olmadan bir başkasına.. beni!

Oğuzhan AKCI